Lügatler :

arş : Allah’ın büyüklük ve yüceliğinin ve her şeyi kuşatan sınırsız egemenliğinin tecelli ettiği yer
âzâ : uzuvlar, organlar
azamet : büyüklük, yücelik
beyan : açıklama, anlatım
bilhassa : özellikle
cemaat : topluluk, grup
cihet : şekil, yön
eda etmek : yerine getirmek
ehem : en önemli
ehl-i tevhid : Allah’ın birliğine ve her şeyin Ona ait olduğuna iman edenler
fâil : bir fiilin ifade ettiği iş, oluş ve hareketi yapan, özne
hâcat : ihtiyaçlar
hikmet : amaç, gaye
iane : yardım
ihlâs : ibadet ve davranışlarda sadece Allah rızasını gözetme; samimiyet
ihtar : hatırlatma, ikaz
ihtiva etmek : içine almak, kapsamak
illet : asıl sebep, maksat
incirar etme : neticelenme, gidip bağlanma
itibar : özellik
kâinat : evren, bütün yaratılmışlar
kudret : Allah’ın bütün varlığı kuşatan güç ve iktidarı
mâkabli : önceki, öncesi
mevcudat : varlıklar, var edilenler
muhabbet : sevgi
muttasıf olmak : vasıflandırılmak, nitelendirilmek
müstehak : hak etmiş, lâyık
müstetir : gizli, örtülü
râci : ait, dönük
sâcid ve âbid : secde edip kulluk etme
şeriat : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, İslâmiyet
şeriat-ı fıtriye-i kübrâ : Allah’ın yaratılışa koyduğu ve bütün varlıkların tabi olduğu büyük kanunlar
şükr-ü örfî : Allah’a olan şükür duygusunu bildirme; Ona hamd ve şükür ile medihlerini bildirerek övme
tâbi olmak : bağlı olma, uymak
takdim : öne geçirme, öne alma
tefsir : açıklama, yorumlama
tevfik : başarı, yardım
vech-i nazm : tertip, diziliş yönü
vikaye etmek : korumak
vücud : beden
zamir : gr. ismin yerini tutan kelime
zamir-i hitap : hitap zamiri; “sana” anlamında Cenâb-ı Hakka dönen “ke” zamiri
zerrât : zerreler; hücreler, atomlar
Ana Sayfa | Risale-i Nur Külliyatı | İşaratü'l-İ'caz | Fatiha Sûresi
Birincisi, insanın vücudundaki bütün âzâ ve zerrâta râcidir ki, bu itibarla şükr ü örfîyi eda etmiş olur.

İkincisi, bütün ehl-i tevhidin cemaatlerine aittir; bu cihetle şeriata itaat etmiş olur.

Üçüncüsü, kâinatın ihtiva ettiği mevcudata işarettir. Bu itibarla, şeriat-ı fıtriye-i kübrâya tâbi olarak hayret ve muhabbetle kudret ve azametin arşı altında sâcid ve âbid olmuş olur.

Bu cümlenin mâkabliyle vech-i nazmı, 1 نَعْبُدُ ’nun 2 اَلْحَمْدُ ’ye tefsir ve beyanı olmakla 3 مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ de bir netice ve bir lâzım olmasıdır.

İhtar: 4 اِيَّاكَ ’nin takdimi, ihlâsı vikaye etmek içindir. Ve zamir-i hitap da, ibadetin sebep ve illetine işarettir. Çünkü, hitaba incirar eden, geçen sıfatla muttasıf olan Zât, elbette ibadete müstehaktır.

5 ( وَاِياَّكَ نَسْتَعِينُ )

نَسْتَعِينُ : ’de müstetir zamir, نَعْبُدُ ’nun fâili gibi, o üç cemaatten herbirine râcidir. Yani, “Bizim vücudumuzun zerratı veya ehl-i tevhid cemaatı veyahut kâinat mevcudatı, bütün hâcat ve maksatlarımıza, bilhassa en ehem olan ibadetimize, Senden iane ve tevfik istiyoruz.”

اِيَّاكَ kelimesinin tekrarlanmasındaki hikmetin,
aaaaaaaaa

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

1 : “İbadet ederiz.” Fatiha Sûresi, 1:5.
2 : Hamd, övgü.
3 : “Hesap gününün yegane sahibi, yöneticisi ve hakimi olan Allah.” Fatiha Sûresi, 1:4.
4 : “(Yalnızca) Sana.” Fatiha Sûresi, 1:4.
5 : “Ve yalnızca senden yardım dileriz.” Fatiha Sûresi, 1:5.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Kur'ân Nedir, Tarifi Nasıldır ? / Sonraki Risale: Bakara Sûresi
Bu bölümde görmüş olduğunuz kaynaklı ve lügatli Risale-i Nur külliyatı Söz Basım Yayın tarafından hazırlanmış ve kendilerinin izni ile siteye eklenmiştir.
Sorularlarisale sitemizin kütüphanesine külliyat hediye eden; Söz Basım Yayın, RNK ve Sözler Yayınevlerine de teşekkür ederiz.
X