Külliyat'ta Arama
Aranacak

Detaylı Arama

Lügatler :

âyet : Kur’an’da yer alan her bir cümle
cadde-i kübrâ-yı Kur’âniye : Kur’an’ın temel prensiplerinden hareketle açılan en büyük cadde
civanmert : cesur
düstur : kural
ehl-i hakikat : hakikate bütün ayrıntılarıyla araştırarak ulaşanlar
ehl-i tarikat : tarikata mensup olanlar
fâni olma : bir meseleye kendinden geçer derece kendini verme
halîliye : Allah’ın dostu (Halîlullah) ünvanına sahip olan Hz. İbrahim’in örnek alındığı yol
hıllet : çok güçlü dostluk
hissiyat : hisler, duygular
hissiyat-ı nefsaniye : kötülükleri emreden nefsin yönlendirdiği duygular
hizmet-i Kur’âniye : Kur’ân hakikatlerini yayma hizmeti
ihlâs : ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme; samimiyet
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân : açıklamalarıyla akılları benzerini yapmaktan âciz bırakan Kur’ân-ı Kerim
mâbeyn : iki şeyin arası
meşreb : hareket tarzı, metod
meziyat : meziyetler, güzel özellikler
mülâhaza etmek : değerlendirme yapmak
mürid : bir mürşidin talebesi
nefis : insanı kötülüğe, yasak zevk ve isteklere yönelten duygu
rabıta-i mevt : ölüm bağı; ölümü düşünmek ve dünyanın fani olduğunu kabul etmekle nefsin aldatmacalarından kurtulma faaliyeti
riyâ : gösteriş
sukut : düşme, alçalma
sülûk etmek : tasavvuf yoluyla manevî âlemlerde çeşitli derecelere yükselmek
takdir etme : bir şeyin değerini anlama ve ilân etme
tefânî : kardeşler arasında fani olmak
tûl-i emel : hiç ölmeyecekmiş gibi uzun emel sahibi olma
uhuvvet : kardeşlik
üssü’l-esas : esasın esası, en temel şart
üstad : öğretmen, hoca
vasıta : araç
Ana Sayfa | Risale-i Nur Külliyatı | Lem'alar | Yirmi Birinci Lem'a
Kardeşler arasında buna tefânî denilir. Yani, birbirinde fâni olmaktır. Yani, kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.

Zaten mesleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlât, şeyh ile mürid mâbeynindeki vasıta değildir. Belki hakikî kardeşlik vasıtalarıdır. Olsa olsa bir üstadlık ortaya girer.

Mesleğimiz halîliye olduğu için, meşrebimiz hıllettir. Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder. Bu hılletin üssü’l-esası, samimî ihlâstır. Samimî ihlâsı kıran adam, bu hılletin gayet yüksek kulesinin başından sukut eder. Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var; ortada tutunacak yer bulamaz.

Evet, yol iki görünüyor. Cadde-i kübrâ-yı Kur’âniye olan şu mesleğimizden şimdi ayrılanlar, bize düşman olan dinsizlik kuvvetine bilmeyerek yardım etmek ihtimali var. İnşaallah, Risale-i Nur yoluyla Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın daire-i kudsiyesine girenler, daima nura, ihlâsa, imana kuvvet verecekler ve öyle çukurlara sukut etmeyeceklerdir.

Ey hizmet-i Kur’âniyede arkadaşlarım! İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlâsı zedeleyen ve riyâya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. Evet, ehl-i tarikat ve ehl-i hakikat, Kur’ân-ı Hakîmin
1 اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَ 2 كُلُّ نَفْسٍ ذَاۤئِقَةُ الْمَوْتِ gibi âyetlerinden aldığı dersle, rabıta-i mevti sülûklarında esas tutmuşlar; tûl-i emelin menşei olan tevehhüm-ü ebediyeti o rabıta ile izale etmişler.
aaaaaaaaa

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

1 : “Her nefis ölümü tadıcıdır.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:185.
2 : “Muhakkak ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler.” Zümer Sûresi, 39:30.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirminci Lem'a / Sonraki Risale: Yirmi İkinci Lem'a