Külliyat'ta Arama
Aranacak

Detaylı Arama

Lügatler :

adalet-i Kur’âniye : Kur’ân’ın adaleti
âlet-i hevesat : gelip geçici istekler, arzular âleti
hayat-ı içtimaiye : toplum hayatı
hevâ : hevesler, arzu ve istekler
hevesât-ı rezile : rezilce hevesler, günah ve çirkin olan arzular
heves-i mütecessim : cisimleşmiş heves
lâyiha-i temyiz : yargıtaya yazılan temyiz yazısı
mabeyn : ara
maden : kaynak
mehâsin : güzellikler, iyilikler
men etmek : yasaklamak
merhume : vefat eden kadın
metâ : mal
muâraza : sözle mücadele
muhabbet : sevgi
muhafaza : koruma
müdafaat : savunmalar
münâfi : aykırı, zıt
müsavi : eşit, denk
mütekabil : karşılıklı
nakzetmek : bozmak
nazar-ı şehvet ve heves : şehvet ve hevesle bakma
nevi : çeşit
noksaniyet : eksiklik
peder : baba
rahmet : şefkat, merhamet
ref-i tesettür : tesettürün kaldırılması
riyâ : gösteriş
riyâ-yı mütecessid : cesetleşmiş gösteriş
rû-yi zemin : yeryüzü
sanemperestlik : puta tapmak
sukut-u ruh : ruhun alçalması
suret : şekil, resim
suretperestlik : surete tapmak, görünüşe çok değer vermek, fotoğrafa tapmak
şefkat : merhamet, acıma
tahrip etmek : bozmak
tasdik : doğrulama, kabul etme
tefsir : Kur’ân’ın mânâlarını açıklayan kitap
tesettür-ü nisvan : kadınların örtünmesi
tezevvüç etmek : evlenmek
zarfında : içinde
zillet : alçaklık, aşağılık
zulm-ü mütehaccir : taşlaşmış zulüm
Ana Sayfa | Risale-i Nur Külliyatı | Sözler | Yirmi Beşinci Söz | Birinci Şule
Dördüncü esas: Sanemperestliği şiddetle Kur’ân men ettiği gibi, sanemperestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men eder. Medeniyet ise, suretleri kendi mehâsininden sayıp Kur’ân’a muâraza etmek istemiş. Halbuki, gölgeli, gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riyâ-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyâya ve hevâya, hevesi kamçılayıp teşvik eder.

Hem Kur’ân, merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder-tâ hevesât-ı rezilenin ayağı altında, o şefkat madenleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler.

HAŞİYE Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, beşeri de baştan çıkarmıştır. Halbuki, aile hayatı, kadın-erkek mabeyninde mütekabil hürmet ve muhabbetle devam eder. Halbuki, açık saçıklık, samimî hürmet ve muhabbeti izale edip ailevî hayatı zehirlemiştir. Hususan suretperestlik, ahlâkı fena halde sarstığı ve sukut-u ruha sebebiyet verdiği şununla anlaşılır:

Nasıl ki, merhume ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrip eder. Öyle de, ölmüş kadınların suretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan suretlerine hevesperverâne bakmak, derinden derine hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder.
aaaaaaaaa

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

HAŞİYE : Tesettür-ü nisvan hakkında Otuz Birinci Mektubun Yirmi Dördüncü Lem’ası, gayet kat’î bir surette ispat etmiştir ki, tesettür kadınlar için fıtrîdir; ref-i tesettür fıtrata münâfidir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi Dördüncü Söz / Sonraki Risale: İkinci Şule
X