Lügatler :

ahrar : hürler, esir veya köle olmayanlar; 14 Eylül 1908'de İstanbul'da kurulan bir parti (bk. bilgiler – Ahrar Fırkası)
arzu-yu diyanet : dinî emirlere uyma isteği
bekâ : devamlılık, kalıcılık (bk. b-ḳ-y)
burhan : delil
dimağ : akıl, beyin
evvel : önce
eyyühe’r-ruûs ve’r-ruesâ : ey başlar ve başkanlar
Gevedan : çoğunlukla Van, Hakkari ve Şırnak illerinde yaşamakta olan aşiretlerden birisi
hablü’l-metîn-i milliyet : kopmaz bir bağ ile insanları birbirine bağlayan milliyet, millî özellikler
hamiyet-i İslâmiye : İslâmiyetin verdiği hamiyet ve mukaddes değerleri koruma gayreti
haşiye : dipnot, açıklayıcı not
ıslah olunma : düzeltilme, iyileştirilme (bk. ṣ-l-ḥ)
ihtizaza gelme : sarsılma, hareketlenme
istihdam : çalıştırma, kullanma
ittihâd-ı Muhammedî : (bk. bilgiler – İttihâd-ı Muhammedî Cemiyeti)
kâfi : yeterli
küfür : inkâr (bk. k-f-r)
mahiyet : asıl, nitelik, özellik
mesâkin : miskin ve yardıma muhtaç olanlar
meşrutiyet : başında padişah bulunmakla birlikte seçimle kurulan bir yasama meclisine dayanan, yürütmesi denetime açık anayasal idare şekli (bk. bilgiler)
meşrutiyet-i şer’iye : İslâma uygun olarak şartları ve kuralları belirlenen meşrutiyet sistemi (bk. ş-r-a)
meyelân-ı hak : hakka ulaşma ve elde etme meyli, eğilimi
müslim : Müslüman (bk. s-l-m)
nasihat : öğüt
nuranî : nurlu, ışık saçan (bk. n-v-r)
reis : başkan, idareci
reşâdet-penâh : kendisine sığınanları koruyan ve doğru hedefe ulaştıran; Sultan Reşat
rüesâ : reisler, başkanlar, idareciler
sıdk : doğruluk (bk. s-d-ḳ)
sofî : tasavvuf ehli, tarikat mensubu
şeyh-i meşrutiyet : bir şeyh gibi insanlara yol gösterip irşad eden meşrutiyet yönetimi (bk. bilgiler –Meşrutiyet)
şeyh-i Risale-i Nur : bir şeyh misâli insanları doğru ve hak yola sevk ve irşad eden Risale-i Nur
taht-ı efkâra çıkma : hükümdarların tahta çıkması misâli, şer’î meşrutiyetin lâyık olduğu konuma gelmesi
tekâsülî : tembellikle ilgili; tembellik şeklinde olan
tesanüd : dayanışma (bk. s-n-d)
tevekkül : Allah’a dayanma ve güvenme (bk. v-k-l)
urvetü’l-vüska : kopmaz ve çok dayanıklı ip
Ana Sayfa | Risale-i Nur Külliyatı | İlk Dönem Eserleri | Münâzarat | Sualler ve cevaplar
Cevap: Doğruluk.

Sual: Daha?

Cevap: Yalan söylememek.

Sual: Sonra?

Cevap: Sıdk, ihlâs, sadâkat, sebat, tesanüd.

Sual: Yalnız...

Cevap: Evet...

Sual: Neden?

Cevap: Küfrün mahiyeti yalandır. İmanın mahiyeti sıdktır. Şu burhan kâfi değil midir ki, hayatımızın bekası, imanın ve sıdkın ve tesanüdün devamıyladır?

Sual: En evvel rüesâmız ıslah olunmalı.

Cevap: Evet, reisleriniz malınızı ceplerine indirip hapsettikleri gibi, akıllarınızı da sizden almışlar veya dimağınızda hapsetmişler. Öyleyse, şimdi onların yanındaki akıllarınızla konuşacağım:

Eyyühe’r-ruûs ve’r-ruesâ! Tekâsülî olan tevekkülden sakınınız. İşi birbirinize havale etmeyiniz. Elinizdeki malımızla ve yanınızdaki aklımızla bize hizmet ediniz. Çünkü, şu mesâkini istihdam ile ücretinizi almışsınız. İşte hizmet vaktidir.

1 فَعَلَيْكُمْ بِالتَّدَارُكِ لِمَاضَيَّعْتُمْ فِى الصَّيْفِ

Sual: Bir-iki senedir herkeste bir arzu-yu diyanet ve meyelân-ı hak uyanmıştır. Hattâ bizim Gevedan, Mamhuran hırsızları da Şeyh Ahmed’in bir nasihatı ile sofî olmuşlar.
aaaaaaaaa

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

1 : Vakit geçmiş değil, eskiden kaybettiklerinizi şimdi tadârik edin.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: İfade-i Meram ve Uzunca Bir Mazeret / Sonraki Risale: Zindan-ı atâlete düştüğümüzün sebebi nedir?
Bu bölümde görmüş olduğunuz kaynaklı ve lügatli Risale-i Nur külliyatı Söz Basım Yayın tarafından hazırlanmış ve kendilerinin izni ile siteye eklenmiştir.
Sorularlarisale sitemizin kütüphanesine külliyat hediye eden; Söz Basım Yayın, RNK ve Sözler Yayınevlerine de teşekkür ederiz.