Ahlak-ı İlahiye ile ahlaklanmak ne demektir?
Yazar: Sorularla Risale, 29-10-2006
Ahlâk-i ilâhiye denilince, İlahi Ferman olan Kur’an’ın tarif ettiği ve insanlara öğüt verdiği ahlâkı anlamak gerekiyor.
Ahlâk, “hulk” kelimesinin çoğuludur; huy, tabiat, mizaç, seciye gibi mânâlara gelir. İnsanın fıtratıyla, yaratılışıyla yakın ilgisi vardır.
Şems Suresinde bazı mahlûkata kasem edilir, bunlardan birisi de nefistir. Yedinci ve sekizince âyetlerde, “nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene” kasem edilmektedir.
Bu âyet-i kerime, “her çocuğun İslâm fıtratı üzere doğduğunu” haber veren peygamber kelâmıyla birlikte düşünüldüğünde şöyle bir hakikat ortaya çıkar: Demek ki, insanın fıtratı iyice dikkate alınabilse güzel ahlâkın kaynağına da inilmiş olacaktır.
İnsanın bedeni İlâhî bir sanat olduğu gibi, istidadı ve tabiatı da Hakk’ın tanzim ve takdiriyledir; o da İlâhîdir.
Buna göre, lügat mânâsından hareketle, İlâhî ahlâk denilince insanın yaratılışında mevcut olan bu kabiliyetlerin yerli yerince kullanılması akla gelir. Ahlâksızlıkların tümünde fıtratın bozulması ve yanlış kullanılması söz konusudur.
Meselenin mühim bir yönü de “Allah`ın isimlerine mazhar olmaya” çalışmaktır. Allah Hakîm`dir, insan da hikmetli hareket etmeli, abes şeylerden uzak kalmalıdır. Allah Muhsinleri sever; insan da Muhsin olmaya çalışmalıdır. Allah affedicidir; insan da kendisine karşı işlenen hatalarda öncelikle af yolunu tutmalıdır.
Ahlâk, “hulk” kelimesinin çoğuludur; huy, tabiat, mizaç, seciye gibi mânâlara gelir. İnsanın fıtratıyla, yaratılışıyla yakın ilgisi vardır.
Şems Suresinde bazı mahlûkata kasem edilir, bunlardan birisi de nefistir. Yedinci ve sekizince âyetlerde, “nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene” kasem edilmektedir.
Bu âyet-i kerime, “her çocuğun İslâm fıtratı üzere doğduğunu” haber veren peygamber kelâmıyla birlikte düşünüldüğünde şöyle bir hakikat ortaya çıkar: Demek ki, insanın fıtratı iyice dikkate alınabilse güzel ahlâkın kaynağına da inilmiş olacaktır.
İnsanın bedeni İlâhî bir sanat olduğu gibi, istidadı ve tabiatı da Hakk’ın tanzim ve takdiriyledir; o da İlâhîdir.
Buna göre, lügat mânâsından hareketle, İlâhî ahlâk denilince insanın yaratılışında mevcut olan bu kabiliyetlerin yerli yerince kullanılması akla gelir. Ahlâksızlıkların tümünde fıtratın bozulması ve yanlış kullanılması söz konusudur.
Meselenin mühim bir yönü de “Allah`ın isimlerine mazhar olmaya” çalışmaktır. Allah Hakîm`dir, insan da hikmetli hareket etmeli, abes şeylerden uzak kalmalıdır. Allah Muhsinleri sever; insan da Muhsin olmaya çalışmalıdır. Allah affedicidir; insan da kendisine karşı işlenen hatalarda öncelikle af yolunu tutmalıdır.
Okunma Sayısı : 512
Yorum Ekle
Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.



